27 Ocak 2017 Cuma

Aşkın Kokusu

Aşkın Kokusu

Eski bir sinema artistinin bir fotoğrafını bulmuştu, kadın kürklüydü, elinde gül vardı, kokluyor gibi yapıyordu. Kim olduğunu bilmiyordu, gülün kırmızı olduğunu tahmin ediyordu, kürkün kırçıllı kahverengi...

Fotoğrafı eve götürüp aynanın çerçevesine sıkıştırdı. Ayna banyodaydı, fotoğraf günden güne nemlenip durdu. Kadın ağladı, rimeli akmış olacak, simsiyah ağladı. Gül terledi sabah çiyi yemiş gibi, kürk ıslandı yağmurda kalmış bir sokak köpeği gibi.

İşe çıkmamaya başladı, arkadaşları merak ettiler. Evini bilen yoktu, bulamadılar ama çok aradılar. Kokusuna uyandı komşular. Hiç görmedikleri, dokunmadıkları adamın kokusunu aldılar.

Kokuyu dışarı salmak için kapıyı kırdı polisler, pencereleri açtılar. Hem bittiği yerin, yani banyonun küçük penceresini de açtılar.

Burnunu tıkayanlar bir aşkın kokusunun bu denli yoğun olabileceğini anlamadılar.

Gül solmuştu, kadın artık görünmüyordu.

*Cem Mumcu'nun Muallakta, Araf'ta ve Düşlerde kitabından alıntıdır.

0 yorum:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Yeraltı Yazıları on Feedburner Yeraltı Yazıları on Google+ Yeraltı Yazıları on Youtube Yeraltı Yazıları on Facebook Yeraltı Yazıları on Twitter Yeraltı Yazıları on Pinterest