5 Kasım 2017 Pazar

Bilişimcilere Açık Mektup

Bilişimcilere Açık Mektup

Sanırım Bilişimci komik bir yaklaşım oldu. Ancak yaklaşımım Bilgisayar Mühendisine bilgisayarcı demeyi uygun görenlerden çok farklı!

Bilişimci ile bilgi sistemleri, internet, bilgisayar, akıllı sistemler, yazılım, donanım vb. alanlar ile uğraşanlara ek olarak bu sistemleri kullanarak üretenlere ve teknolojiyi kullananlara sesleniyorum.

Bilişimci yerine teknoloji ile uğraşan herkes anlamına gelen bir kelime de kullanılabilirdi belki ama bence zaten bilişimci bu amaca hizmet ediyor.

Bilişimciler için, bilişimcilere seslenmek üzere hazırladığım açık mektuba gelince;

Sevgili ve Değerli Bilişimciler,

Üretmek, kullanmak, faydalanmak, sonuç almak ve destek olmak birbirini çeşitli şekillerde takip eden olaylardır. Etkili, doğru ve başarılı bir yaşam döngüsü için bu temel adımlar gerektiği şekilde atılmalıdır.

Bir bilişimci olarak; yazılımlar üretiyor, donanımlar tasarlıyor, e-projeler hazırlıyor veya sadece teknolojiyi kullanıyor olabilirsiniz. Bilişimci olmak için günümüzde teknolojiye yakın olmak yeterlidir. Çünkü bilişimde yeniliklere hem kullanıcının hem de üreticinin katılımıyla ulaşılmaktadır.

Günümüzde bilişim ve teknolojide elde edilen başarılar hayatımızı yakın geçmişe göre çok kolaylaştırmıştır. Bilişimde ve teknolojide ilerleme hız kesmeden devam etmektedir. Bir zamanlar “daha ileriye gidilemez” diyenler bile dediklerini unutmuş kendilerini bu hıza kaptırmıştır. İlerlemeler üreticiler/araştırmacılar durana ve kullanıcılar teknoloji düşmanı olana kadar devam edecektir.

Saygı duyulan bir ülke/kişi ve güçlü olabilmek için üretmek gerekir. Üretmeyen, ürettiklerini paylaşmayan, çalışmayan, hazıra konan ve sadece tüketen bir ülkenin/kişinin başarıya ulaşması günümüzde imkansız hale gelmiştir. Başkalarının direttikleriyle değil kendi yetenekleriyle ve elindekilerle yaşamını sürdürebilenler başarıya ulaşabilir.

Ülkemizde de teknoloji ve bilişime duyulan ilgi giderek artmaktadır. Çok sayıda şirket bilişim alanında faaliyet göstermekte, vatandaşlarımız sayısız kaynağa ve bilgiye rahatlıkla ulaşabilmektedir. Ancak başta bahsettiğim döngünün sağlıklı olarak işletilememesi ülkemizin/vatandaşlarımızın bilişim alanında tüm dünyada tanınan ve saygı gören bir konuma gelmesini engellemektedir.

Rahatlıkla görülecektir ki; üretmekten çekinmek, üretirken hazıra yönelmek, kısa sürede pes etmek, paylaşmamak, destek olmamak vb. çok sayıda problem nedeniyle istenilen noktaya ulaşmamız pek mümkün değildir.

Lafın özü ve gelinmemek istenen nokta kısaca; ülkemizin/vatandaşlarımızın bilişim/teknoloji alanında başarıya ulaşması, saygı görmesi, teknolojinin ve üretme yeteneğinin güç olarak kabul edildiği günümüz dünyasında bir süper güç olmak istiyor isek bazı konulara dikkat etmemiz gerekmektedir.

Ürettiğimiz ve kullanıdığımız sistemlerde “kullan at” zihniyeti yerine “katılımcı” bir zihniyetle gerek kullanıma gerekse de geliştirmeye yönelik yorum ve önerilerimiz ile katkıda bulunmalıyız.

Bilişim ve teknoloji alanında Türkçe’nin kullanımına dikkat etmeliyiz. Kullanıdığımız yabancı kelimelerin Türkçe karşılıklarına yönelmeliyiz. Yanlış veya anlamı tam karşılamayan bir karşılık olduğunu düşündüğümüz karşılıklar için ilgili yerlere başvurmalı ve tartışmalıyız.

Yerli üreticileri desteklemeliyiz.

Yerli üreticilerin kendilerini geliştirmeleri için gerekli geri bildirimi, desteği, önerileri ve bilgileri sağlamalıyız.

Yerli ürünlerden daha kaliteli ve/veya iyi olduğu içi direk yabancı ürünlere yönelmeden önce yerli üreticilere gerekli bildirimleri yapmalıyız.

Pardus gibi kullanılabilir ve detaylı incelendiğinde ihtiyaçların büyük bir kısmını karşılayabilecek ürünleri/çalışmaları tarafsız olarak incelemeliyiz. Gerekli ve elimizden gelen desteği vererek daha iyiye ulaşılması için yüreklendirmeliyiz.

Ürettiklerimizi pardus gibi yerli ürün ve ürünler ile uyumlu çalışabilecek bir şekilde hazırlamalıyız.

Yerli ürünlerin kullanımını özendirmeliyiz.

Yerli ürünlerimizin ve/veya vatandaşlarımızın elde ettikleri başarıları tüm içtenliğimiz ile kutlamalı/paylaşmalı, duymayanlara duyurmalıyız.

Yabancı ürünlerin/kelimelerin cazibesine kapılmadan önce ihtiyaçlarımızı ve bu ihtiyaçları ne şekilde, ne kadar karşıladıklarını incelemeliyiz.

Unutmamalıyız ki; bencillikle, paylaşmayarak, üretmeyerek, üretenleri köstekleyerek, hazıra konarak, kolaycılık yaparak, dilimizin bozulmasına izin vererek, bize verilenden ötesini düşünmeyerek ve tüketerek sadece kaybederiz.

Yazının başında da belirttiğim “üretmek, kullanmak, faydalanmak, sonuç almak ve destek olmak” döngüsünü samimiyetle işletmeliyiz.

Bir bilişimci olarak bizlere düşen görev; bilimi/teknolojiyi kullanılırken ve/veya bilimden/teknolojiden yararlanırken bireysel gelişimimizi ve ülkemizin gelişmesini de göz önünde bulundurmaktır.

Sevgi ve saygılarımla.

0 yorum:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Yeraltı Yazıları on Feedburner Yeraltı Yazıları on Google+ Yeraltı Yazıları on Youtube Yeraltı Yazıları on Facebook Yeraltı Yazıları on Twitter Yeraltı Yazıları on Pinterest