5 Kasım 2017 Pazar

Mutluluk

Mutluluk 

Uzun süredir vakit bulamadığım için güncelleme yapamıyordum ve yeni yazı ekleyemiyordum.

Aslında aklıma gelenleri çeşitli notlar halinde toplayabilir ve vakit buldukça burada paylaşabilirdim.

Ancak onu da yapamadım veya yapmadım.

Yazı yaz(a)madığım süre boyunca gözlemlemeye ve kısa da olsa bir yazı hazırlamaya gayret gösterdim.

Sonuçta bu konuya değinmeye karar verdim;

Kim mutlu?

Çok değişik ve genel bir soru.

Kim kelimesi ile sanki sınırlı sayıda kişi işaret ediliyor.

Ancak mutlu sınırlı sayıda kişiye yönelik olmamalı, değil mi?

Yoksa mutlu sonla biten filmlerin, romanların, kitapların, hikayelerin, problemlerin etkisi bitiyor mu?

Bu soruyu ilk ne zaman sordum bilemiyorum ancak burada paylaşmaya çevremdekilerin hatta karşıma çıkan herkesin yarattığı hava nedeniyle karar verdim.

En küçüğünden en büyüğüne, en zengininden en fakirine, en umursamazından en sorumlusuna kadar mutlu olan birine rastlamak neredeyse mümkün değil.

Kimisi koşullarından, kimisi maaşından, kimisi işinden, kimisi okulundan, kimisi işsizlikten, kimisi çevresinden.

Sınırsız sebepten ötürü kişiler mutsuzluklarını ifade ediyorlar.

Mutlu olmanın tanımı mı değişti?

Beklentiler mi yükseldi?

Ulaşılamaz olan mı hedef oldu?

Mutsuzluğun asıl kaynağı hazırın ve kolayın tek yol olarak gözükmesi mi?

Gerçek mutsuzluğu yaşamamış insanlar şımarıyor mu?

Bilemiyorum.

Ancak bilgidğim bir şey var o da “Kim mutlu?” sorusuna içtenlikle ve rahatlıkla “Ben!” diyebilene rastlamak neredeyse imkansızlaşmış.

0 yorum:

Yorum Gönder

Sosyal Ağlar

Yeraltı Yazıları on Feedburner Yeraltı Yazıları on Google+ Yeraltı Yazıları on Youtube Yeraltı Yazıları on Facebook Yeraltı Yazıları on Twitter Yeraltı Yazıları on Pinterest